USD
Whatsapp
0532 456 25 94Bize haber verin
Sosyal Gündem

Cem Küçük’e Albayrak ve Öztürk’ten Mavi Marmara Tepkisi

Cem Küçük’e Albayrak ve Öztürk’ten Mavi Marmara Tepkisi
21 Nisan 2017 10:37

Mavi Marmara gemisinde yer alan gazeteci Hakan Albayrak ve Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk, Cem Küçük’e tepki gösterdi. 

Gazeteci Cem Küçük'ün, Mavi Marmara gemisi ile ilgili  “Radikal İslamcılarla ve Mavi Marmara’daki manyak tipler” ifadelerini kullanmıştı. 

On Türk vatandaşının öldürüldüğü, Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisinde bulunanlardan Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak, Küçük’e ‘Kurnaz’ benzetmesi yaparak tepki gösterdi. 

"Bu İslami midir, ahlaki midir, meşru mudur, doğru mudur?' diye sorup duran 'İslamcılar'dan kurtulup rahatça at koşturabilmek ve ilke namına ne varsa rahatça çiğneyip geçmek" ifadesini kullanan Albayrak’ın yazısının ilgili kısmı şöyle: 

KOCA BİR PELİKAN DÜZENİ VAR ARKASINDA

Gelen tepkiler üzerine Twitter vasıtasıyla Mavi Marmara camiasından özür diledi; ama hemen ardından “İsrail’le normalleşme olduğunda kimi grupların Cumhurbaşkanımıza saldırma hakkı yoktur” gibi tweetler atarak o manyak tiplere (!) karşı yeniden taarruza geçti.

Kurnaz adam.

Cumhurbaşkanımızın itibarını öne sürerek saldırma fikri pek parlak.

Gördüğü tepkiler Mavi Marmara camiasına “manyak tipler” demesiyle alâkalı olduğu halde konuyu Ahmet Davutoğlu’na getirip oradan yürümeyi tercih etmesi, “Davutoğlu’nun hayalci politikaları hem ülkemize hem alem-i İslam’a kaybettirdi. Artık gerçekçi bir dış politika hattında yürüyeceğiz” gibi tweetler atması da akıllıca.

Cumhurbaşkanımızı savunan ve Davutoğlu’nu eleştiren adama kim ne yapabilir? Koca bir Pelikan düzeni var arkasında!

“FETÖ’CÜLERLE NEREDEYSE AYNI”

Cem Küçük’e tepki gösterenlerden birisi de, Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk.

“Muhafazakar camianın çok sıkıntı çektiği 28 Şubat yıllarında bile, hasımlarımıza böyle şeyler yapmadık, söylemedik.” diyen Öztürk’ün yazısının ilgili kısmı da şöyle:

Önceki gün sabah, muhafazakar camianın en önemli isimlerinden merhum Enver Ören'in kurduğu televizyonda, bu camia ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan iki kişinin yaptığı program vardı.

Her zamanki gibi, parmak sallayarak, insanları tehdit ederek, bu ülkenin en önemli projelerinden TRTWORLD'de çalışanların tümünü “hainlikle” itham ederek, AK Parti içindeki insanları türlü türlü suçlarla etiketleyerek işe başladılar. Aslında her zamanki tipik davranışlarını sergilediler. Dindar ve muhafazakar insanları düşmanlaştırdılar yani. İçim cız etti. Merhum Enver Ören yaşasaydı aynı acıyı hissederdi diye düşündüm.

Sonra yazacağım yazı için AK Parti yöneticilerini, teşkilatını aramaya başladım. Amacım “buruk galibiyet” olarak tanımladığım referandumda, oyların neden düşük çıktığını anlamaktı. Ankara'da, Anadolu'da ve İstanbul'da görev yapan AK Partililerin sıraladığı dört, beş gerekçeden biri, son yıllarda ortaya çıkan, suçlayıcı, ayrıştırıcı, ötekileştirici, nefret dilinin yarattığı rahatsızlıktı.

Notlarımı derlerken, akşam saatlerinde, sosyal medyaya bir video düştü. Adını anmayı zül kabul ettiğim biri, Mavi Marmara gemisine katılan insanları ve orada şehit olanları “manyak tipler” diye tanımlayıp, “Reis'in” İslamcıları hemen partiden tasfiye etmesini istiyordu.

Yanındaki kişilerin de AK Parti'yle, muhafazakarlıkla alakası yoktu ve onlar da bu fikre hararetle destek veriyordu. Bu video, 17 Nisan günü başka bir televizyon kanalındaki programdan alınmıştı.

İnsanlar işte bu videodan sonra isyan etti. On binlerce kişi mesaj attı, Türkiye devletinin resmi şehit kabul ettiği insanlara, “manyak tipler” diyen adama tepki yağdırdılar. Tepkiler bu yazı yazılırken devam ediyordu. Aslında isyan ettikleri şey, bu insanın temsil ettiği zihniyet, dil, anlayış ve çevreydi.

DİNDARLARIN PARASIYLA DİNDARLARI DÜŞMANLAŞTIRMAK

Düşünsenize, muhafazakar insanların paralarıyla kurulmuş gazetelerde, parayla yazıp, dindar insanları düşmanlaştırıyorlar. Dindar insanların kurduğu televizyonlarda, yine dindar insanları, “kripto, FETÖ'cü, hain, satılmış, Kraliçe'nin adamı, Amerika'nın adamı” diye suçluyorlar. Cesur değil, cüretkarlar. Hiçbir şey umurlarında değil. Kimse de bunlara “sen kimin adına konuşuyorsun, sus” demiyor.

İnternette duvardibi diye bir site açtılar. 28 Şubat döneminde, gizliden açılan ulusalcı sitelerin aynısı. Orada AK Parti'nin kurucularına, devlet adamlarına, şu andaki bakanlarına, milletvekillerine, yazarlarına, aydınlarına ağza alınmayacak küfürler ediyor, başörtülü yazarların namusuna dil uzatıyorlar. Devletin en gözde kurumlarını, bürokratlarını, yöneticilerini orada ahlaksızca suçluyor, iftira atıyor, karalıyorlar.

Bitmedi. Belediyeleri, kurumları arayıp, insanları işten attırıyor, ekmekleriyle oynuyorlar. İş dünyasında, bürokraside ve siyasette örgütleniyorlar. Hedeflerinde tamamen dindar, muhafazakar insanlar var. Ne ilginçtir ki, bu insanların taktikleri ve tutumları, FETÖ'cülerle neredeyse aynı.

Muhafazakar camianın çok sıkıntı çektiği 28 Şubat yıllarında bile, hasımlarımıza böyle şeyler yapmadık, söylemedik. Hiçbir gazetemizde, televizyonumuzda böyle bir dil, böyle bir tavır görülmedi. O yüzden bunlar lejyoner ve bu tutum da lejyoner bir hastalık diyorum.