Eğitim

2023 Eğitim Vizyonu nedir? Nelere dikkat edilmesi gerekir?

Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı Turgay Polat, açıklanan 2023 Eğitim Vizyonu'nu yorumladı. Detaylar haberimizde...

Dün Cumhurbaşkanı Erdğan'ın katılımıyla, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un açıkladığı '2023 Eğitim Vizyonu' ile birlikte akıllarda bir çok soru işareti oluştu. Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı Turgay Polat, sosyal medya üzerinden çektiği videoyla bu soru işaretlerini gidermeye çalıştı.

Turgay Polat'ın '2023 Eğitim Vizyonu' ile ilgili konuşmasının detayları;

Temel felsefe değişiminin en önemli noktası tamamen farklıyı yaratma, çocukları farklılıkları üzerine konumlandırma ve bu farklılıklar üzerine bir eğitim felsefesi yaratmaktadır.

Temel politik olarak koydukları nokta da yine aynı şekilde, kişileri ve öğrencileri geleceğe hazırlamak ve geleceğe hazırlarken de bir şekilde ne kadar evrensel insan yaratılabilirse o kadar Türkiye için önemli olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesi çok güzel. Dedi ki, dünyada hangi ülkeye bakarsak bakalım, eğitim sisteminin başarılı olduğu ülkelerin tamamının ekonomisinin de çok gelişmiş olduğunu görüymekteyiz. Ekonomi ve eğitim ilişkisinin bu kadar içli dışlı olduğunuda çok rahatlıkla anlayabiliyoruz dedi. Bu ifadeden hareket ederek duruma bakmak lazım.

Bu vizyon belgesinin en başında çok net bir cümle var.Okulların tamamında ilkokuldan başlayarak lise ortaöğretimin tamamına kadar ders sayısının azaltılıp, tamamen daha az, daha öğrencinin talep ettiği ve yetkinliği doğrultusunda ilgi duyduğu derslere yönlendirilmesi amacı var. Yani bu kadar ders koyduk ders çalışın değil, öğrencilerin daha çok baştan itibaren, temel dersleri yani matematiksel düşünme ve dil becerilerini verdikten sonra, yetkinliklerine hızlı bir şekilde kaydırma var. Burada da derinleşme, kişiselleştirme ve uygulama olarak tanımlanıyor.

EĞİTİM BÖLGELERİ

İlk başta, biraz daha eğitim bölgeleri yaratmaya konumlandırılmış.Yani merkeziyetçi eğitim politikasından vazgeçiliyor. Belediyler bazında ya da yerel yönetimler bazında eğitim bölgelerine geçiliyor.Bunun adına da eğitim bölgeleri denmiyor, kayıt bölgeleri diye geçiyor. Kayıt bölgeleri dedikleri bir bölge yaratılıyor. Bu bölge içerisinde tüm okulların ve eğitim kurumlarının bu ekosistem içerisinde değerlendirilmesi ve yapılandırılması öngörülüyor. Yani bu Amerika'dan çok yakınen bildiğimiz, eğitim bölgeleri kavramına çok benzer. Kendi bütçesi olan, kendi sosyal olanakları olan, kendi yönetim tarzı olan yerlerden bahsediliyor. Tam burda da okul gelişim modeli tanımlandı. Eğitim Bakanı okul gelişim modelinden kastı aslında şu; her okulun var olan gücü ve bundan sonra üzerine koyabileceği, hareket edebileceği bir planlama yapılacak. Bu planlama çerçevesinde, okula bir bütçe verilecek. Bu bütçeyle birlikte artık kendi gelişimini, her yıl bir şekilde geliştirmeye çalışacak. Yani bu bütçe bütün okulun öğretmen maaşlarını kapsayan bir bütçe değil. Sadece o okulun gelişimini daha iyi ders işeyebilmesini, daha başarılı olmasını, daha fazla etkinlik yapmasını, daha fazla yeni alanlarda, özellikle robotik teknoloji alanında eğitim yapmasını içerecek bir yöntemden bahsediyor. Tabi çok büyük eleştiriler olacağına eminim. Uygulanmaya başlandığında insanlar bunu tam olarak anlayamayacaklar.Anladıkları zaman ise iyi bir eleştiri ortaya çıkacaktır. Ama eleştirselerde, okul gelişim modeli uygulandığında gerçekten bazı okulların yetki ve sorumluluk anlanında önemli bir şey olacağını tahmin ediyorum. Bu plan yapıldığında ve okullara bütçe verildiğinde, ilerlemesini görmüş olacağız. Amrika'da tersi yapılıyor. Biz biraz daha pozitif odaklı gidiyoruz.Amerika biraz daha başarısız olanı sistemden atmak üzerine kurulu bir düzen var. Biz ise başarılı kılmaya yönelik bir hedef olarak konumlandırıyoruz.

ÖĞRENME ANALİTİĞİ

Burda da çok ilginçtir ki öğrenme ''Öğrenme Analitiği Platformu' diye bir platform ile tanımlandı.E-okul denen bir sistem üzerinden bütün verilerin bir şekilde, merkezden toplanan verilerin üzerine konan yeni bir sistemden bahsediyoruz.Bu amaç konmuş bir datadan bahsedilmiş, bir veriden bahsedilmiş ama ben çok umutlu değilim. Yine de en azından e-verilerin tanımlanmış olması, karar verme süreçlerinin veriye dayalı olarak yapılması,olumlu. Bu başlıkta yüzde 10'luk hedef bile, çok iyi bir hedef olarak görüyorum.Burada dikkat edeceğimiz çok önemli bir nokta var. Coğrafi bilgi sistemi denen bir sistemden bahsediliyor. Bu sistem, bizim liseye giriş sınavının yerine getirilecek olan, adrese dayalı yerleştirmenin yeni hali olacak. Kayıt bölgeleri yani okul bölgeleri dediğimiz bölgelere göre, öğrenci daha beşinci sınıftan itibren bu kodlamaya girip, beşinci sınıftayken hangi lisye gireceği belirlenecek. Coğrafi yer değişikliğine bağlı olarak öğrencinin bütün okul ağı içersindeki yeri belirlenecek. Dolayısıyla bu sistemi yakından takip etmenizi öneririm.

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

  • Hem liseye giriş sınavı hem üniversiteye giriş sınavı değişiyor.
  • İl ölçme değerlendirme merkezi kuruluyor. Okul bazlı ve süreç odaklı sınavların, tamamen merkezi şekilde yönetilmesi anlamına geliyor.
  • İlkokul dördüncü sınıfa kadar hiç bir not kriteri kullanılmayacak. Tamamen öğretmen tarafından notsuz değerlendirme yapılacak.
  • İlkokul sekizince sınıfta yani ortaokul bitene kadar, öğretmenler, öğrencilerle ilgili bir porfolyo dolduracaklar. Bu portfolyoya bağlı olarak, öğrencinin portfolyo sonucu ve ilköğretimi bitirme notu kullanılarak, öğrencinin bir üst okula yerleştirilmesi yapılacak. Yani aslına bakarsanız çok önemli bir noktaya geldik. Öğretmenin artık sistemde verdiği değerlendirmeler ve bu değerlendirmelere bağlı olarak ortaya çıkacak portfolyo sonuçları bizim bundan sonra hangi liseye gideceğimizi belirleceyek.
  • Liselerin sınavla öğrenci alma sisteminden çıkarılması hedefleniyor. 2 yıl içerisinde bu sistem uygulandığı zaman lise giriş sınav diye bir sistem artık olmayacak.
  • Lisansla öğretmen olmak tarihe karışıyor.
  • Eğitim fakültelerinde sadece sınıf öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliği hariç, geriye kalanların tamamı lisanstan çıkarılıyor. Öğretmenlik yüksek lisans programı başlıyor. Bu programı bitiren kişiler, Bakanlığa öğretmen olarak alındıktan sonra, 1 yıl stajyer olarak çalışaca, sonrasında ise pedogojik programa alınacaklar.
  • Eğitim fakültelerinin sayısı azaltılacak. Eğitim enstütülerinin sayısı arttırılacak. Öğretmenlerin yatay ve dikey olarak alan değiştirmesinin önü açılacak.
  • Üniversiteler ve STK'lar, öğretmenlere ve okul yöneticilerine mesleki gelişimiyle ilgili programlar verecek.
  • Okul yöneticileri artık yazılı bir sınavla atanacaklar. Mülakatla okul yöneticisinin atanmasının önüne geçilecek. Eğer yönetici olunmak isteniyorsa, bir lisans üstü mezunu olmak, iki yazılı sınavdan geçme zorunluluğu olacak.
  • YÖK ile yapılacak işbirliği sonucunda eğitim fakülterinde değerlendirilme yapılacak.
  • Milli Eğitim ve YÖK, eğitim fakültelerini beraber denetleyecek.
  • Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılacak.
  • 3.bölgelerde (doğu ve öğretmen sorunu olan bölgeler) görev alan öğretmenlere teşvik verilecek.
  • Ücretli olan öğretmenlik süresi 4 yıla düşürülecek ve kadroya geçirecelecek.

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

  • Rehberlik ve danışmanlık bölümü ikiye ayrılacak. Kariyer danışmanı ve psikolojik danışmanlık şeklinde olacak.
  • Ram'ların yapısı değiştirilecek. Artık Ram'lar bizim düşündüğümüz gibi merkezde oturan rehberlik danışmanlar gibi değil, tamamen ölçme değerlendirme merkezleriyle beraber çalışacak. Biraz daha misyonu farklı, daha yetkin insanların çalıştığı, psikologların olduğu farklı br yapıya bürünecek.

YABANCI DİL EĞİTİMİ

  • Öğrencinin yaşı ve durumuna göre farklılaştırılmış bir İngilizce öğretimi olacak.
  • Ders saatleri esnekleştirilecek. Daha fazla yabancı dil dersi getirilecek.
  • Zorunlu seçmeli ders seçilecek ise hedeflenen kısma yabancı dil ağırlıklı dersler konulacak.
  • Yabancı dil öğretmenleri yurt dışına gönderilecek.
  • Konuşmayı ve temel öğrenmeye dayalı bir yabancı dil programı olacak.
  • Merkezi bir sınav komisyonu kurulacak.

DİJİTAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

  • Bütün okullara Maker Labratuvarı kurulacak.
  • Bütün dersler bu labrtuvarlarla ilişkilendirilecek.
  • Öğrenci projeleri desteklenecek.

OKUL ÖNCESİ

  • 5 yaş zorunlu eğitim kapsamına girecek.

İLKOKUL VE ORTAOKUL

  • İlkokul dördüncü sınıfa kadar ki öğrenciler saat 12.00'ye kadar ders görecekler. 12.00'dan sonra bütün öğrenciler, spor, sanat ya da bir beceri etkinliğine katılacaklar.
  • Tenefüs süreleri 2 katına çıkarılacak. Ders süreleri azaltılacak.
  • Tasarım beceri atölyelerinde daha fazla zaman geçirilecek.
  • İkili eğitim 2021'de tamamen kaldırılacak.
  • Asla ilkokul ve ortaokulda yardımcı kaynak kullanılmayacak.
  • İlk sekizinci sınıfa kadar ödev verme uygulaması değiştirilecek.

LİSE

  • Zorunlu ders saatleri azaltılacak.
  • Onikinci sınıf, üniversite hazırlık ve oryantasyon sınıfı olacak.
  • Okullarda kurslar açılacak ve öğretmenlerin ücretleri arttırılacak.

FEN VE SOSYAL BİLİMLER LİSESİ

  • Öğrenci ve öğretmenlerin alım şekli değiştirilecek.
  • Teknokent'lerin içine fen liseleri açılabilecek.

İMAM HATİP OKULLARI

  • Meslek derslerinin ağırlığı azaltılacak.

MESLEK LİSELERİ

  • Organize sanayi bölgelerinde okullar açılacak.
  • Onuncu sınıftan itibaren öğrenciler çalışacak.
  • Öğrencilere genel beceri testi uygulanacak
  • Özel burslar verilecek.
  • TİKA ile birlikte yurt dışında okul açılabilecek
  • Teknokent'lerin içine bilişim meslek liseleri açılabilecek