Eğitim

Bakan Selçuk: Cep telefonu ile olacak iş değil

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Türkiye'nin birikimine ihtiyacımız var" dedi ve dikkat çeken telefon örneğinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlık olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin maddi ve manevi bekası açısından yeni bir atmosferi, habitatı ortaya çıkarmak istediklerini belirterek, "Türkiye çok büyük bir birikime sahip ama birikiminin tümünü kullanması gerekiyor. Bu bir bakanının ya da kişinin kendi cep telefonu ile olacak iş değil, Türkiye'nin birikimine ihtiyacımız var." dedi.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) kasım ayı meclis toplantısında konuşan Selçuk, eğitimin kendi başına bir yapı olmadığını ifade ederek, eğitimin demokrasiyle ve ekonomiyle birlikte hareket etmesi gereken bir üçlünün sac ayağı olduğunu söyledi.

Bu sebeple eğitimi sınıfların içerisinde olup biten bir hadise olarak değerlendiremeyeceklerini dile getiren Selçuk, "Eğitim hayat sahnesinin her boyutunda hayat boyu devam eden bir işlev ve süreçtir. Bizim zeytinyağı ve su gibi ayrı ayrı bir mahiyette olan unsurlar olarak değil suyun içerisine karışmış şeker gibi bir arada olması gereken bir ulviyete ihtiyacımız var." diye konuştu.

"Bizim kuşağın kendisini taş devrinde hissedeceği yeni bir çağ geliyor"

İSO ile yapacakları iş birliklerinin önemi üzerinde duran Bakan Selçuk, oda ile birlikte büyük projelere imza atacaklarına inandığını söyledi.

Sorumluluklarının farkında olduklarını belirten Selçuk, şöyle konuştu:

"Bu imzaları biz bugünkü çocuklarımızın geleceği için düşünüyoruz elbette ama bizim doğmamış çocuklara hesabımız, vebalimiz var. Bunların üstesinden gelebilmek için de eğitimin niteliği konusunda oldukça yetkin çalışmalara ihtiyacımız var. Çünkü dünya başka bir yere doğru gidiyor. Önümüzdeki çağ şimdilerde dünyanın dördüncü büyük kırılması olarak değerlendirilebilir. Tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilgi toplumu. Bizim kuşak üçünü birden yaşadı. Önümüzdeki 2040'lara doğru giden sürece baktığımızda bizim kuşağın kendisini taş devrinde hissedeceği yeni bir çağ geliyor. Buna ister singularity çağı deyin, ister tekillik çağı deyin bu çağı dijital olanın, fiziksel olanın ve biyolojik olanın birlikte aynı vücutta bedenleneceği bir çağı getiriyor ve bu bizim şimdiye kadar hiç görmediğimiz hiç alışkın olmadığımız bir şey. Yani insanların robotlarla birleşmeye başladığı, vücutlarımızdan ana robotların sıradanlaştığı bir şekilde insan beyninin kendi kapasitesinin artırabilmek için iş yerinin büyük bilgisayarına bağlanarak günlük işine yürütmesinin sıradanlaştığı bir döneme doğru gidiyoruz. Önümüzdeki 20-30 yıl belki geride kalan bin yıldan çok daha önemli."

"Biz bugün belki ABD ve gelişmiş ülkelerle aynı tarihte yaşıyoruz ama aynı zamanda yaşamıyoruz." diyen Selçuk, bu durumun fark edip zamanın ruhunu kavrayarak tedbir almanın öncelikli amaçları arasında olduğunu kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapmak istedikleri çalışmalara değinen Selçuk, "Yapmak istediğimiz şey Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi bekası açısından yeni bir atmosferi, habitatı ortaya çıkarmak. Bunu çıkarmakla ilgili Türkiye çok büyük bir birikime sahip ama birikiminin tümünü kullanması gerekiyor. Bu bir bakanının ya da kişinin kendi cep telefonu ile olacak iş değil, Türkiye’nin birikimine ihtiyacımız var. Birisi bir yerde 'biz' diyorsa muhakkak öteki vardır. Bizim 'hepimiz' dememiz gerekiyor. Bunu demediğimizde ülkenin, millet olarak belirli bir odak yaratması ve bu odağın etrafında nüfuz alanı oluşturması gerçekten çok zor." değerlendirmesinde bulundu.