Ekonomi

Kıdem Tazminatı Fonu neler getirecek?

Maliye Bakanı Albayrak’ın ‘Herkesi mutlu edecek formül bulacağız’ dediği Kıdem Tazminatı Fonu 17 milyon çalışanın hayatını etkileyecek.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ‘Kıdem tazminatı çok sorunlu bir alan. İşçi, işveren, sendika mutsuz. Öyle bir formül üreteceğiz ki tüm paydaşlar mutlu olacak. Sabırlı olalım. Tüm paydaşlarla adım atılacak’ dediği Kıdem Tazminatı Fonu, 17 milyon çalışanın hayatını doğrudan etkileyecek.

Fon’un genel hatları hükümet, işveren ve işçi temsilcisi sendikaların uzlaşı masasına oturduğunda belli olacak.

KIDEM TAZMİNATI FONU NEDİR?

Çalışanın çalıştığı yerde edindiği kıdemin karşılığını temsil eden ücrettir. Ülkemizde hâlen geçerli olan “Kıdem Tazminatı” kanununa göre bir iş yerinde 1 yıl ve daha fazla çalışan ve kendi kusuru olmaksızın işten çıkarılan işçinin aldığı ücrettir.

Bu ücret çalışılan her 1 yıl için 1 aylık brüt maaş olarak hesaplanır. Bu tazminat, ülkemizde evlilik, askerlik, sağlık sorunları, eşin tayin durumu gibi sebeplerle de alınabilir.

Kendi isteğiyle işten ayrılan işçi ise, tazminat alamaz.

ÖZLÜK HAKLARI İLE İLGİLİ 750 BİN DAVA VAR

Bu para işçi işten ayrılmadan önce herhangi bir yerde tutulmaz. Ancak iş akdi son bulduğunda işverenin tazminat yükümlülüğü bulunuyorsa vermek zorundadır. Vermezse devreye iş mahkemeleri girer. Şuan iş mahkemelerinde sonuçlanmayı bekleyen kıdem tazminatı, fazla mesailer ve özlük hakları gibi nedenlerle açılmış 750 bin dava var.

Yeni sistem işverenin kendi çıkarları doğrultusunda kıdem tazminatı uygulaması yapmasının önüne geçilmek isteniyor. Böylelikle işveren ve işçi arasındaki tazminat sorunu minimum hâle getirilecek. İki tarafında mağduriyet yaşamaması için yasalar ile güvence altına alınacak.

BES İLE BİRLEŞECEK VE KATILIM ZORUNLU OLACAK

Kıdem Tazminatı Fonu ise, işçinin maaşından belli bir oran kesilerek bir kenarda biriktirilmesi ile oluşturulacak bir fondur. Fona yalnızca işçiden yapılan kesintiler değil, işveren ve devlet katkısı da eklenecek. Devlet katkısı, Bireysel Emeklilik Sisteminden (BES) tanıdığımız bir durum.

Nitekim Kıdem Tazminatı Fonu, BES ile birleştirilerek oluşturulacak. Dolayısıyla BES’e girmek şuanki gibi isteğe bağlı değil, zorunlu olacak.

17 YILDIR GÜNDEMDE

Ülkemizde ilk kez 1975’te telaffuz edilen Kıdem Tazminatı Fonu, yasalaşmak üzere de ilk kez 2002 yılında Meclis’e gelmiş ancak kabul görmemiştir.

Ancak son açıklanan paket ve hükümetin kararlılığı, bu kez uzlaşı için daha fazla mesai harcanacağı ve en geç son tarih olarak açıklanan 2020’de başlatılacağı yönünde.

Diğer ülkelerdeki kıdem tazminatı yasaları incelendiğinde İtalya, Avustralya ve Avusturya gibi ülkelerde kıdem tazminatlarının bir fon üzerinde yönetildiğini görmek mümkün.

Ülkemizde şimdiye kadar bahsedilen Kıdem Tazminatı Fonu, Avusturya ile benzerlikler taşıyor.

KIDEM TAZMİNATI FONU KİMLERİ KAPSAYACAK?

Yeni işe başlayanlar için mecburi tutulan fona katılım; mevcut çalışanlar için isteğe bağlı olacak.

Eski çalışanlar işverenleriyle anlaşarak birikmiş kıdemlerini fona aktararak fona katılabilecek.

İŞÇİ VE İŞVEREN ARASINDAKİ BAĞI KALDIRIYOR

Fonda yapılacak olan birikim tek bir iş yeriyle sınırlı kalmayacak. Yani bir işçi, A firmasından kendi isteğiyle ayrılıp B firmasında çalışmaya başladığında kıdem tazminatından feragat etmek zorunda kalmayacak. Kıdem tazminatı kaldığı yerden, B iş yerinden edineceği kıdemi eklenerek birikmeye devam edecek.

Bu durum işçi için olumlu gibi görünüyor. Zira ülkemizde çalışanların yüzde 80’i, yeni iş bulma sebebi veya benzer sebeplerle işten ayrılıyor, dolayısıyla kıdem tazminatı alamıyor.

Mevcut sisteme göre kıdem tazminatı için aynı iş yerinde belli bir süre çalışma koşulu da kalmış olacak. Bir iş yerinde 1 gün bile sigortalı çalışan işçi, işten ayrılırken tazminat hak edecek.

A firmasında elde ettiği tazminat birikimi, B firmasına taşıyabilecek.

KISA SÜRELİ İŞLER KIDEME TABİİ OLACAK

Ancak şuan ki sistemde; işverenler, kıdem tazminatı ödememek için işten çıkarmada çekince yaşıyor. Fon ise bu çekinceyi ortadan kaldıracağı için işten çıkarmaların artabileceği düşünülüyor.

Bu durum, sürekli çalışanlar için endişe verici olsa da, dönemsel yada mevsimlik çalışanlar için büyük bir anlam ifade ediyor. Nitekim mevcut sisteme göre; mevsimlik işçiler, çalıştıkları yerlerde 1 yılı doldurmadıkları için kıdem tazminatına hak kazanamıyorlar.

KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN AVANTAJLARI NELERDİR?

Bir kısmını yukarıda bahsettiğimiz avantajları maddeler halinde sıralayalım:

İŞTEN ÇIKMA DA ÇIKARILMA DA KOLAYLAŞACAK

İşçinin kıdem tazminatı hak etmesi için 1 yıllık iş geçmişi aranmayacak.

Kendi isteğiyle de ayrılsa kıdem tazminatı korunacak. Yeni iş yerinde edineceği kıdem tazminatı ile birleştirilebilecek.

1 gün bile çalışsa kıdem tazminatı işleyecek.

DÖNEMLİK İŞÇİLER HAK SAHİBİ OLACAK

Dönemlik işçiler ve kısa süreli çalışanların hakları koruma altına alınacak.

Kıdem tazminatı işveren tasarrufundan çıkarılacak. Devlet desteği ilave edilecek.

Kıdem tazminatı ile ilgili işçinin muhatabı işveren olmaktan çıkacak. Muhatap devlet olacak. Kıdem tazminatı ile ilgili iş mahkemelerinin yükü hafifleyecek.

İşveren fona yatırması gereken primleri yatırmaması durumunda yaptırımlarla karşılaşacak.

FONDAKİ PARA YÖNETİLEBİLECEK

İşçi fonda biriken parasını görebilecek. İstediği gibi yöneterek değerlendirebilecek. Fon şeffaf olacak.

Kıdem Tazminatı Fonu, BES’te olduğu gibi emeklilik şirketlerince yönetilecek. İstenildiğinde şirket değiştirilebilecek.

Kıdem tazminatının tavan tutarını aşması durumu ortadan kaldırılacak.

Fona haciz yasağı konması bekleniyor.

KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Bireysel Emeklilik Sistemi ile birleştirilerek büyük bir birikim yapma şansı verecek olan Kıdem Tazminatı Fonu’nda 2002’den beri uzlaşılamamasının sebebi işte bu dezavantajlar olarak karşımıza çıkıyor.

Aşağıda sıralayacağımız dezavantajların da yukarıda saydığımız avantajlar gibi henüz herhangi bir yasayla sabitlenmediğini hatırlatmak da fayda var.

Kıdem tazminatına işçi adına yatırılacak olan yüzde 8,33’lük kesinti maaşından kesilecek.

BİRİKTİRMEK KOLAY, ALMAK ZOR

İşçi biriken kıdem tazminatını işten çıkarıldığında alamayacak. Fondan çıkmak isteğe bağlı olmayacak. Ancak kademeli çıkış söz konusu olabilir.

Şuan konuşulan iddialara göre işçi, haksız nedenlerle de işten çıkarılsa 15 yıl boyunca kıdem tazminatına dokunamayacak. 15 yıl sonra ise ancak gayri menkul gibi bir tasarrufa gidileceği ispatlanarak yalnızca yarısı alınabilecek.

Kalan kısmının alınabilmesi için emeklilik yaşının beklenilmesi gerekecek.

İŞVEREN MALİYETİ, KAYIT DIŞI İSTİHDAMA İTEBİLİR

İşverenin işçi maliyetini artırır.

İşverenin işten çıkarması, toplu işten çıkarmalar kolaylaşabilir.

İşçi maaşından kesinti olmaması için kayıt dışı çalışmaya yönelebilir. Aynı şekilde işveren de fona prim yatırmamak yada az yatırmak için kayıt dışı istihdama yönelebilir. Primleri düşük gösterebilir.

İşveren tarafından fona ödenmesi gereken prim ödenmediğinde işçinin hak kaybının telafisinin nasıl yapılacağı henüz bir soru işareti olarak duruyor.

İşveren, zamanında yatırmadığı primden dolayı gelir kaybından sorumlu olacak. İşveren yine de ödemezse primin takibini işçi bizzat kendi yapacak. Bunun için de dava açması gerekecek. Dolayısıyla iş mahkemelerinin iş yükünün hafifletilmesi durumu da gölgelenecek.

İŞÇİNİN UĞRADIĞI HAKSIZLIKLARIN YAPTIRIMI KALMAYACAK

İşçinin şeref ve namusuna yönelik olumsuz davranışların yaptırımı olmayacak. Dolayısıyla haklı fesihin de bir anlamı kalmayacak. İş kanunun hükümleri uygulanamaz hâle gelecek.

Mevcut kıdem tazminatı kanununda, erkek işçinin askerlik, kadın işçinin evlilik gibi nedenlerle işin sona ermesiyle alınan kıdem tazminatı kavramı bitecek.

YAN HAKLAR HESAPLANMAYACAK

Mevcut kıdem tazminatı hesaplamasında prime esas kazançları oluşturan brüt ücretin yanında yemek, ulaşım, yakacak, özel sigorta primi gibi işveren tarafından yapılan nakdi olmayan harcamalar da ilave ediliyor. Ancak yeni sistemde yalnızca brüt ücret üzerinden prim yatırılacak.

İŞSİZLİK FONU NE OLACAK?

Her bir işçi için, işverenin fona ödeyeceği oran henüz belli olmamak ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı açıklamanın satır aralarındaki ifade dikkat çekiyor.

Albayrak, işveren maliyetini artırmamak için işsizlik fonu oranının azaltılabileceğini ifade etti.

İŞSİZLİK MAAŞI BELİRSİZLİĞİ

Bu durumda akıllara işsizlik hâlinde alınan işsizlik maaşı ile ilgili probleme neden olabilir mi sorusunu getirdi. Zira, işten çıkarılan işçi için kıdem tazminatı, yeniden iş bulana kadar hayatını idame ettirmesine katkı sunuyordu.

Ancak işsizlik fonunun hâli hazırda topladığı prim kadar ödeme yapmadığını belirtmekte fayda var. İşsizlik fonuna toplanan paranın tabanı ile tavanı arasında 7,5 kat varken ödeme yapılırken tavan ile taban arasında 2 kat var.

Bu durumda 7,5 kat olan prim makasının daraltılarak ödemede karşılaşılan 2 katlık makasın artırılması ya da korunması söz konusu olabilir.

canlı tv

Daha Fazla Canlı Tv Kanalı için ziyaret ediniz.