Gündem

"Karşındaki çocuk evliliğini savunuyorsa, sorulur"

Medya ve kadına dair konuşan gazeteci Nevşin Mengü, "13 yaşında bir kız çocuğunun birisinin koynuna sokulması normal mi?" sorusuyla ilgili konuştu.

Gazeteci Nevşin Mengü, AKP'nin "çocuk yaşta evlilikler için af çıkarılmasını" Meclis'e taşıdığı dönemde AKP Genel Başkan Yardımcısı olan Öznur Çalık'a sorduğu "13 yaşında bir kız çocuğunun birisinin koynuna sokulması normal mi?" sorusuyla ilgili konuştu. Mengü, "Bunu bir gazeteci olarak sormayacaksak orada olmamızın ne anlamı var? Gazeteci bunu sorar. Eğer karşındaki çocuk evliliğini savunuyorsa, bunu anlatmaya çalışıyorsa bu sorulur" dedi.

Gazeteci Nevşin Mengü, bianet'ten Evrim Kepenek ile medya ve kadınlara dair konuştu. Mengü'nün açıklamalarından bir kısım şöyle:

Sizce medya sektöründe çalışan kadınlar erkeklere oranla daha zor koşullarda mı çalışıyor?

Medyada kadınsan, işin erkeklere göre iki kat daha zor oluyor. Hele bizden önceki kuşaklar için. Ama bunu kıran Banu Güven oldu.  Hem güzel hem de bilgili yetkin gazeteci olarak ekranda var olmaktan söz ediyorum. Bizim öncülümüz Banu Güven.

Bizden önce başka yerden gelen, güzellik kraliçesi olan kadınların haber spikerliği yaptığı bir dönem vardı. Dolayısıyla onu kırmak zorlu bir süreç. Boyalı kadın, eline verileni okusun soru da sormasın, muamelesi görüyordunuz. Tabi ki eline verilenin okunmasında bir sıkıntı yok. Tabi ki o prompter okunacak.  En etkin editörler yazıyor bu haber metinlerini ve çok çalışıyorlar. Ama o boyalı kadın bir şey bilmez muamelesi görmenizi engellemiyor bu durum. Hele biraz kumralsanız akça pakçaysanız aptal sarışın muamelesi görüyorsunuz. Bunu kırmak biraz zaman alıyor. “Ben de senin kadar biliyorum bir şey bildiğim için burada oturuyorum”  demek gerekiyor ve bunu söylemek, yaptığın işlerle kanıtlamak ve karşılığını görmek de epey zaman alıyor.

Peki siz de "Çocukluğundan beri gazeteci" olmak isteyenlerden misiniz?

İdealim gazetecilik değildi, aman hele ekran önünde olayım diye bir hayalim hiç  yoktu. Ben akademisyen olmak istiyordum. Hayat beni buraya sürükledi. Vakti zamanında dış haberde başladım, Tuncay Özkan’ın Kanal Türk’ünde başladım. Oradan Habertürk’e sonra İran’a gittim uzun yıllar İran’da haberleri takip ettim. İran’dan da Hürriyet’e geldim. Biraz kısmet gibi oldu. Hayat akan bir su gibi. Ben de öyle akıntıya karşı yüzen bir tip değilim bu konuda. Akıntı nereye götürürse kafasındayım.

Çalıştığınız dönemde taciz veya kadına yönelik ayrımcılıklara tanık oldunuz mu?

Çok olaya tanık oldum. Gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. Başka mağduriyetler varsa bunu konuşmayacak mıyız? İsrail baskısı var diye Hamas’a kanatsız melek muamelesi mi yapacağız? Hamas son derece erkek bir örgütlenme, kadınlara ikinci üçüncül bakıyorlar. Bu bir gerçek. Siz Gazze’de çalışıyorsanız kadın olarak tacize uğruyorsunuz, Cuma namazı olması da bir şeyi değiştirmiyor. Çünkü Hamas zihniyeti bu. Bununla da yüzleşmek gerekiyor.

CNNTürk’ten ayrıldıktan sonra hiç boş durmadınız…

Yazı yazmayı seviyorum güncele ilişkin Bavul’da yazıyorum. Deutsche Welle Türkçe'nin YouTube kanalında yayınlanan Bire Bir adlı programı yapıyorum. Her hafta Salı günleri yayınlanıyor. Güncele ilişkin konuk alıyorum. Her hafta bizi takip eden izleyici kitlesi var.

Merkez medyada bakış açısı daraldıkça insanlar alternatif kanallara yöneliyor merkez medyada her akşam aynı isimler aynı konuyu tartışıyor. Diyelim konu kadının siyasetteki yeri aynı isimler tartışıyor İran aynı isimler tartışıyor Ortadoğu oluyor aynı isimler tartışıyor. Bu dört beş kişi demiyor mu? Ben olsam derim. Ortadoğu’yu biraz biliyorum ama Avrupa’daki gelişmeleri bilmiyorum. Sorsalar, bilmiyorum derim. Uzmanlık istiyor bu konular. Öyle programa bir saat kala çalışmakla olmaz. Uzmanlık gerektiren konularda her akşam aynı isimlerin çıkması çok acayip.

Şuanda alternatif medyanın bir CNN kadar izleyicisi yoktur ancak ileriki zamanı bilmiyoruz ne olacak.

Medyada kullanılan dili nasıl tanımlıyorsunuz?

Çoğunlukla maço bir dil kullanılıyor. Medyada kullanılan dil o kadar o kadar erkek ki. Bana kızan bir kesim var. Mesela geçen biri yazmış sosyal medyada, “Bunla kimse evlenmez” yazmış. “Hatrım kalır yani” diyorum. Onun için bir kadının evlenmemesi çok kötü. Bir kadın okula gitti sonra yalandan bir iş olsun sonra hemen evlensin. Kadınların tüm ideali budur diye uydurup bunu dayatıyorlar. Hayatın her alanında bu  var. Hayatın her alanında maço dayatmacı bir dil var bunu dayatıyor. Sadece medyada değil siyasette de var. Kadın siyasetçileri kullanan bir dil varya mesela, “Bir kadın olarak sen sus”  gibi. Çok kötü çok.

Zaman zaman konuklarınızı zorladığınızı düşünüyor musunuz?

Benim için gazetecilik sadece yaptığım iş değil. Hayat tarzım da öyle. Siyaseti seven biri olduğum için belki de haber stüdyoda kalan bir şey değil benim için. Hayatımın tamamı belki de. Çok hissediyordum olan biteni kendi içimde. Çocuk evlilikleri konusunda dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık'a "13 yaşında bir kız çocuğunun birisinin koynuna sokulması normal mi?" diye sormak çok normaldi. Bunu sormayalım mı? Bunu bir gazeteci olarak sormayacaksak orada olmamızın ne anlamı var? Gazeteci bunu sorar. Eğer karşındaki çocuk evliliğini savunuyorsa, bunu anlatmaya çalışıyorsa bu sorulur.