Gündem

Yargının Kılıçdaroğlu’na ders vereceğine Erdoğan’ın inancı tam

Hakim ve savcılara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun YSK’yı oluşturan hakimleri hedef göstererek çeteci damgası vurduğunu CHP Lideri’ne en güzel dersi yine yargının vereceğini söyledi.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni düzenlendi. Ev sahibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hakim ve savcılara bir dizi mesajlar verdi.

Adalet teşkilatının FETÖ ve diğer terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığına dikkat çeken Erdoğan, yargı kurumlarını millet adına karar veren bir yapı haline getirmek için büyük mücadeleler verdiklerini belirtti.

“KILIÇDAROĞLU’NA EN GÜZEL DERSİ YARGI VERECEK”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ahlak ve edep dışı sözler sarf ettiğini ifade eden Erdoğan, en güzel dersi yargının vereceğini kaydetti.

Bir Genel Başkan dün grup toplantısında yargı mensuplarıyla ilgili ahlak, edep, insaf, hepsinden önemlisi insanlık dışı sözler sarf etti. Çete yaftası vurup hakimleri hedef göstererek, hakaret ederek yapılan eleştirinin adı densizliktir, had bilmezliktir, hatta ahlaksızlıktır. Siyaseti, ülkeye ve millete hizmet aracı değil de marjinal çevrelere yaranma, ideolojik saplantılarını hayata geçirme, kuru gürültüyle üste çıkma vasıtası olarak görenlere en güzel dersi yine yargımızın vereceğine inanıyorum.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

“BM’DE ADALET YOK”

Uluslararası tüm platformlarda dile getirdiğimi ‘Dünya 5’ten büyüktür’ sözlerimiz var. Bu bir adalet arayışıdır. BM’de 196 ülkenin içinde BMGK 5 daimi 15 geçici üyeyle dünyaya güya adalet dağıtıyor. Yok böyle bir şey. Zaten adalet de yok. Bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde adalete, insana olan saygımız vardır

“MERDİVEN ALTI ADALET VARDI”

Devlet ve millet tarihimiz bu asil duruşla örülmüştür. Bize adaletli olmayı emreden Allah’ın emrine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağımız olmuştur. Son 17 yıldır fiziki imkanlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar adalet teşkilatımızı geliştirmeye çalıştık. Adalet saraylarını kurduk, bundan önce merdiven altı adalet dağıtılıyordu. Bazen bu konuda çok ciddi zorluklar yaşadığımız da oldu.

“ADALETTEN TAVİZ VERMEYİN”

Vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin ve diğer terör örgütlerinin ağır saldırısına maruz kaldı. Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değildir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir. Türkiye’nin hukuk devleti niteliği başka bir yola ve yönteme izin vermez. Bugün göreve başlayan siz kıymetli hakim ve savcı kardeşlerim, adaletten taviz vermeden çalışacağına inanıyorum.

“ÖNCELİKLİ OLAN KANUN DEĞİL HUKUK”

Hakimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın bunun uygulamada karşılığını koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, hukuktur. Kanun yazılır kağıt üzerinde kalır. Hukuk hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir. Bir hakim ve savcı işini kötü yaptığında toplum ve toplumun vicdanında öyle bir yara açılır ki bunun telafisi çok zordur.

“GÖREVİNİZ AĞIR VE ULVİ”

Adalet öyle bir kavram ki kimi durumda zulümle arasındaki fark soğan kabuğundan ince hale gelir. Allah devleti, iktidarı, gücü halk bunalıp da göklere el açmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya ‘Yarabbi’ çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. Adaletin kadim tartışmalarda hep denize ve dağa benzetilmesi onun dışarıdan etki edilemezliğini ifade etmek içindir. Yel dağı yerinden kıpırdatabilir mi? Bütün bunları anlatmakta gayem, siz hakim ve savcıların görevlerinin ne kadar önemli ve ağır ve ulvi olduğunu anlatmaktır.

“UNVANLARINIZIN HAKKINI VERİN”

Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, yanlış değerlendirmeniz vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını vereceğinize inanıyorum.

“HAD BİLMEZLİK, AHLAKSIZLIK”

Ülkemizin siyaset pratiği en basit nezaketi zorlayıcı halini alabiliyor. YSK kararından sonra bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını görüyoruz. Bir siyasi partinin genel başkanı yargı mensuplarımızla ilgili insanlık dışı sözler sarf etti. Bu kişiler hiç Anayasa’yı da gözden geçirmezler. Anayasa’nın 138’inci maddesi çok açık ve net. İma dahi edemezsiniz diyor. Bunlar öyle ileri gittiler ki küfretmedikleri kaldı. Her türlü hakareti yaptılar. Bu zihniyeti şiddetle kınıyorum. Bunlar kabul edilemez. Hukukun verdiği kararlar elbette eleştirilir ama bunlar içerik eleştirisi olur. Benim partim Anayasa değiştirebilecek güce sahip olduğu dönemde bile kapatılmakla karşı karşıya kaldı. Partimin kapatılmasını savunanlar Ankara’da yargıçlar var diye meydanlara döküldü. Neticede partimiz kapatılmadı ama hiçbir zaman bu hakareti yapmadık. Onlara çete yaftası vurup hedef göstermek densizliktir, had bilmezliktir, ahlaksızlıktır. Bu tür kişileri politikanın yüz karaları olarak değerlendiriyorum.