Seyahat

Annesine 'göreceksin' dedi! Dünyayı bisiklete sığdırdı

Gürkan Genç, 12 yaşında evden uzaklaştığında annesi çok kızdı. O da 'Bir gün bisikletle dünyayı gezeceğim, göreceksin' dedi ve şimdi geziyor...

Gürkan Genç; Eylül 2012’de Türkiye’den çıktığı dünya turunda hâlâ yollarda. Seyahatini ana yurduna dönmeden aralıksız tamamlamaya çalışıyor. Sadece kıta ve ada geçişlerinde gemi ya da uçak biniyor, bu durumların dışında ise hiç araç kullanmıyor. Gezisini fotoğraflıyor, yazıyor ve videolarla destekliyor. Hikâyeler enteresan, mesela bir ocak ayında -57 derecede kuzey kutup dairesinde veya temmuz ortasında 61 derecede Afrika Sahra Çölü’nde… Gürkan Genç: "12 yaşlarında evden 20 km kadar uzaklaşmıştım. Annem çok kızdı ve 'O bisikleti kilitlerim bir daha binemezsin' dedi. Ben de 'Bir gün bisikletle dünyayı gezeceğim, göreceksin' demiştim. İnanmamıştı...

Gürkan, bisikletle nasıl tanıştın?

Bizim zamanımızda bisiklet karne hediyesi olarak alınırdı. En azından ben öyle zannediyordum ve ilk bisikletime de bu yolla sahip oldum. Bana kullanmayı annem öğretti. Yazık, bir gün gelip de bisikletle dünya turuna çıkacağımı bilseydi acaba nasıl tedbir alırdı. Şaka bir yana, şu an yaptıklarımla uzaktan da olsa annem ve babamın gurur duyduğuna eminim.

Esas mesleğin nedir?

İletişim fakültesi radyo-televizyon-sinema bölümü mezunuyum. Özel sektörde çeşitli firmalarda çalıştıktan sonra 3 ortaklı bir gıda şirketi kurduk. 2010 yılında hisselerimi devrettikten sonra da seyahate başladım. Yani esas mesleğim “profesyonel gezginlik!”

2018/01/27/34.jpg

Bu gezginlik işi nasıl başladı peki?

2010’da sattığım hisselerin parasıyla Japonya’ya gitmeye karar verdim. Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Çin, Moğolistan, Güney Kore ve Japonya’ya kadar bisikletle gittim. 12.500 km bittiğinde “Vay be, süperdi!” dediğimi hatırlıyorum. Japonya başlangıç oldu, sonrasında dönüp 1 sene hazırlık yaptım. Ekipmanlar, rota belirlenmesi, derken çektiğim fotoğrafı sattım, söyleşiler, şirketler için tanıtım filmleri devreye girdi ve kendi kendini döndüren bir tur hâline geldi.

Düzenli bir hayatı bırakıp da böyle bilinmeyene yolculuk…

Düzen dediğiniz şey nedir? Mesela, ev kirası, faturalar, bu akşam ne pişirsem, bugün ne giysem, bu hafta sonu nereye gitsem, çocukların okul taksitleri, hastane kuyrukları, bence bunlar daha karmaşık. 2010’dan beri bisikletle geziyorum, bana göre düzen, tercih ettiğim yolda.

Sigortaların attığı, bu iş burada biter arkadaş dediğin oldu mu?

Bu bir hayat tarzı, evde mesele çıktığında evinizi ailenizi bırakıp gidiyor musunuz? İş yerinizde bir problemle karşılaştığında işi mi bırakıyorsun? Bisikletle 6 senedir dünyayı turlayan biri niçin bıraksın? Tabii tehlikeler yaşadım. Yolda birçok kaza ve operasyon geçirdim, kaburgalarım dâhil birçok yerim kırıldı. Hastanelerde aylarca tedavi geçirdim. Ama yanımda hep hayal ortaklarım vardı.

2018/01/27/2.jpg

Ortaklar derken?

Hayallerime ortak olanlar. Tur Assist, Atılım Üniversitesi, Kron Bisiklet, The North Face gibi… Gerek sağlık, gerek ekipman anlamında destek oldular. En son Arjantin’de kolumda 4 çatlak, bir tendon yırtığı ile ortada kaldım. Tur Assist olmasaydı maddi manada büyük darbe yemiştim. Sponsorluk demek sadece maddi anlamda destek vermek değil, bunun en güzel örneklerinden birini de Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşadım. Bisikletime uzun süre 2 litrelik bir termos arıyordum. En sonunda buldum ama onu taşıyacak aparatım yoktu. Tur Assist olaya hemen el attı, hem yeni termosuma hem de taşıdığım diğer 2 litrelik mataralara polarlı koruma yaptırdı. Bu sayede o sıcaklarda suyumu rahat taşıdım ve poları ıslatarak daha uzun süre serin kalmalarını sağladım. Fakat şöyle bir durum var; bisikletle dünya turumdan bana gelen desteklerle başarılı genç atletlerimizi destekliyorum. Üniversite öğrencilerine gezgin bursu veriyor, yabancı dile özendiriyorum. Türkiye’deki ilköğretim okullarıyla internet üzerinden bağlantı kurarak öğrencilere sunumlar yapıyorum.

Yolculukta mutlaka çok macera yaşadın ama en unutamadığın hangisi desem? 

Şimdi… Suudi Arabistan Federasyonu’nun madalya töreninde bana taktığı gerçek altın madalyadan mı bahsetsem? Ukrayna’da -35 derecedeki dondurucu soğukta evlerine misafir olduğum çiftlik sahibinin üstümdeki teknik monta karşılık, besili iyi süt veren bir inek teklif etmesinden mi? Mesela 30’lu yaşlarımın sonlarına geldiğimi ve hâlen bekâr olduğumu duyan bazı ailelerin, kızları ile beni evlendirmeye çalışmalarından mı? O kadar çok hatıra var ki; kişisel blok sayfamda ve Instagram sayfamda canlı canlı, taze taze paylaşmaya çalışıyorum.

Bisiklet iyi kalori yakar, nasıl besleniyorsun?

Herhangi bir takviye kullanmıyorum. Yediklerim yıllardır hemen hemen aynı. Makarna, müsli, ton balığı, zeytinyağı, baklagiller, havuç, elma, muz, kivi gibi besinler bir de bol bol su içiyorum.

Peki son soru; bu yolculuğa çıkmasaydın hayatın nasıl olurdu?

Muhtemelen evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış, evden işe, işten eve giden, sosyal hayatı kuvvetli, fırsat buldukça spor yapan bir aile babası olurdum. Elimden geldiğince mutlu olmaya çalışır, olumsuzluklar karşısında pes etmez; ayağa kalkar, inandığım yolda devam ederdim. Aslına bakarsan şu anda da aynı şeyleri yapıyorum. Ama farklı bir yolda. (Türkiye-Ali Çelik)